Olmazsa olmazlar: kırmızı mercimek, tereyağı, soğan, sarımsak Olursa güzel olacaklar : havuç, patates, kimyon, zerdeçal Ekmekten sonra en kadim yiyeceklerden. Farsça shorbadan, bugün kullandığımız çorba haline dönüşmüş. Ben Türk kültüründeki çorba yerine kullanılan adını daha çok seviyorum: Aş. Çünkü elinin altındaki her malzemeyi kullanarak yapacağın ve karnını sıkıca doyuracağın şeyin adı soup, zuppe ya da çorba olmamalı. Artık aş diyen de kalmadı neredeyse ama bir not olarak bunu da bilelim dedim. Ahmet Rasim’in: “Kana kuvvet göze...

Kar helvası, garma, karlamaç ya da benim daha çok sevdiğim ismiyle karsambaç. Sanki uzak bir diyardan gelmiş büyülü misafir gibi. Doğu kültürünün belki de batıya en güzel hediyelerinden biri. Marco Polo ile 13. Yüzyılda başlar Avrupa’nın tanışıklığı.  Dondurmanın atası, frozenın ilham perisi. Hani şu cafcaflı isimleriyle bildiğiniz meşhur cafelerde aldığınız o frozen var ya ,aslında karsambaç !! Bir tatlının en yalın ve lezzetli hali. Biraz kar ya da buz ve üzerine aroma katacak bir şurup, o kadar. Her ne kadar literatürde 300 yıllık tarihi...

Sevgili Zeynep’ten Surplus’a gideceğimizi öğrendiğimde şaşkınlık ve heyecan dolu birkaç saniyeden sonra evet dedim nihayet. Türk mutfağı adına yapılan yenilik ve güzellikleri takip ve takdir etmek adına sıra Surplus’taydı. Öncelikle tarihi yarımada’ya hakim konumu ve ulaşılır olma kolaylığı ile bir adım öne geçmişti bile. Sırada lezzetler vardı. Basın danışmanı Cahit Akyol Bey ve kurumsal iletişim ve pazarlama müdürü Meral Gider Hanım  ile kısa tanışma faslından sonra lezzetler masaya gelmeye başlamıştı. Tattığımız lezzetleri...

Yolları seviyorum.. Uçarak,yürüyerek ya da başka türlü. Son yaptığım Balkan seyahati ve şimdikine dönüp baktığımda içinden nehir geçen şehirler görüyorum. Bunun bir rastlantı olduğuna inanmıyorum Ama cevabını da veremedim henüz. Nehirlerin üzerindeki en güzel şey de hiç şüphesiz iki yakayı bir araya getiren köprüler. Üsküp’ün içinden Vardar, Strasbourg’un içinden İll, Heidelberg’in içinden Neckar. Ve hepsi birbirine kavuşur sonunda engin okyanusların birinde. Kavuşamasa da bir kolunu uzatır illaki dolaylı da olsa başka bir kol ile...

Geçmişin izinde 7 gün / 5

  Mavi inci OHRİD * Gönlümüzün ve aklımızın bir kısmını Kocacık’ta bırakarak istikametimiz olan Ohrid için iki seçenek vardı önümüzde. Birinci seçenek yine dağ yollarından Struga’ya ve oradan Ohrid’e ulaşmak ki bunu kullanırmış genellikle burada yaşayanlar. İkinci yol ise tekrar Debre’ye dönüp oradan ana yol üzerinden Ohrid’e ulaşmak. Biz haliyle uzun olmasına rağmen ikinci yolu tercih ettik artık bir dağ yolu macerasına daha atılmanın lüzumu yoktu. Debre’ye indikten sonra takip ettiğimiz yol önce E65 sonrasında A2 gayet düzgün,...